TEMAD MERKEZ YÖNETİMİNE SESLENSEK, SESİMİZİ DUYARLAR MI ACABA DİYORUM...
Bizim gençliğimizde..
Bizim gençliğimizde dediysem sadece otuz yıl önce..
Tavuk alacağım deyince akla market değil kümes gelirdi..
Doğacak çocuğun cinsiyetini sormak çok anlamsız bir soruydu..
Takı tasarımı diye bir kavram yoktu.
Hiç boncukçu dükkanı da yoktu..
Düğün organizasyonculuğu diye bir mesleği bırakın, hastane yöneticiliği diye bir branş yoktu..
Şu kısacık ömrümüzde çok şey değişti, çok...
Şu bizim Ankara'da yapılacak miting konusuna gelmek istiyorum. İçim içime sığmıyor. Zaten buraya, eylem yapma aşamasına zor geldik. Eni konu bizim bir atımlık mühimmatımız var. Atış yapmışken karavana atmayalım, tam on ikiden vuralım istiyorum..Taşradan meslektaşlarımızı mitinge getirmek için elimizden geleni yapalım, yapalım da, biz taşradakilerin görevi bir anlamda orada bitiyor. Gönül Ankara'daki organizasyonda da sonra keşke diyeceğimiz bir eksiklik olsun istemiyor.
Bu konuda, miting organizasyonu, eylemin hedeflerine ulaşması konusunda danışmanlık hizmeti veren kişi ve kurumlar var mıdır? Ben şahsen olup olmadığını bilmiyorum. Belki de vardır. TEMAD Merkez Yönetimi bu kez de karavana atmamak için, imkan varsa miting konusunda profesyonellerden danışmanlık alsa diyorum. Sesizmizi duyarlar mı acaba diyorum..
erhan
02 Eylül 2010 05:55 |
DEĞERLİ ARKADAŞLARIM
09 EKİMDE YAPILACAK TEMAD YÜRÜYÜŞÜNDE KULLANILACAK SLOGAN BİLDİRMEYE DAVET EDİYORUM
GÖRÜŞLERİNİZİ TEMAD SİTESİNDE AÇILAN İLGİLİ SAYFAYA YAZALIM KATKIDA BULUNALIM
SAYGILARIMLA
Sn.Genel Başkan ;
Göreve geldiğinizden bu yana sergilediğiniz aşiret ve cemaat tarzı yönetiminiz derneğimizi tüm STK.ları ,resmi ve özel kurumlar ile kamuoyunda dikkate değer görülmeyen ve kale alınmayan bir konuma düşürmüştür.
Bunu fark etmemiş olmanız düşünülemez. Buna rağmen hala hiçbir kurumun veya STK. nun Genel Merkez uygulamalarında görmediğimiz cep mesajı , faks, site mesaj panosu gibi araçlarla koskoca camiamızın “EYLEM” kararını kamuoyuna açıkladığınızı düşünmektesiniz.
Bu duyuruyu basın açıklamasıyla yapmayı düşünmemenizle büyük , şayet basın tarafından kale alınmayı başaramamışsanız daha da büyük üzüntü kaynağımızsınızdır.
Kaldı ki mesaj panonuzda yapmış olduğunuz bizlere yakışmayan tarzdaki açıklamalarınızın, sokak söylemlerini içeren sözlerinizin , ve “ASTSUBAYLARIN ONURUNUN YÜKSELTİLMESİ “ ve “ MENSUPLARIMIZIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİYLE İLGİLİ OLARAK” gibi soru işaretleriyle dolu kafaları bulandıran cümlelerinizin kamuoyunda olumsuz olarak değerlendirilmemize yol açacağı aşikardır
Derneğimizin cemaat ve aşiret tarzı yönetiminden vazgeçilerek bir an önce “KURUMSALLAŞMASI” düşüncesiyle ilettiğimiz fikir, düşünce ve öneri içerikli yazılarımız yayınlanmaz tarafınızdan sansüre tabi tutulurken bırakın “aynacı” ların yazdıklarını ( HASTİR LAN YARDIMMIŞ ) gibi sinkaf” lı sözlerin dahi kamuya açık Genel Merkez mesaj panosunda yayınlanmasının hangi akla ve kimlere hizmet ettiği oldukça düşündürücüdür.
Kabul edeceğiniz gibi 23 MAYIS 2009 TARİHİNDE yapmayı planladığınız miting ve toplantı yürüyüşü daha planlama ve karar aşamalarında yanlışlarınızla dolu idi. Zira tarafınızdan önce yürüyüş tarihi belirlenmiş, daha sonra bölge temsilciler kurulları toplanarak görüşlerine başvurulmuştu.
Bu yürüyüş yapıldığı takdirde , o tarihte Ankara’da yapılacak olan ADD ve DTP gösterilerinin gölgesinde kalınacağının tarafınızdan söylenmesi, kabul edilmesi suretiyle camiamız tarafınızdan güçsüz gösterilmişti.
Acı da olsa kabul etmelisiniz ki ; Anıtkabir’ e sadece 68 kişiyle ancak çıkabilmiş, Eskişehir “temsilciler toplantısını “ 43 şubeyle ancak yapabilmiş, deyiminizle 11 (on bir) kez randevu istemenize rağmen Genelkurmay’la görüşememiş , gerek Genelkurmay gerekse hükümet tarafından kale alınmamış, basına ve kamuoyuna ilan edilmiş bir yürüyüşü gerçekleştirememiş olmanızın hepsi sizin hatalı yönetiminizin sonucudur.
Göreve başladığınız ilk aylardan itibaren çalışma arkadaşlarınızdan başlamak üzere; düşünen , üreten kişilere karşı çağ dışı İHRAÇ uygulamalarınız,
MHP kapılarına çelenk koymak için gönderdiğiniz, sonrasında ben görevlendirmedim demeniz üzerine sizi sözünüzün arkasında durmamakla kınayan Gen.Mrk. Bayanlar Kolunu toptan ihraç etmeniz,
Geçmişte uygulama kararı alınan hak yürüyüşünü “bayrak mitingine “ dönüştürmeniz,
2005 tarihinde özellikle İzmir şubelerinin zorlamalarıyla toplanan Tüzük Kurultayını yine türlü oyunlarla sonuçsuz kılarak, ”ileriki tarihlerde tekrar görüşülmesi“ kararıyla pasifize etmeyi başarmanız ,
ve halen son Genel Kurulda da bu konuda alınmış olan TÜZÜK KURULTAYI TOPLANMASI kararını inatla uygulamaya koymamanız ,
Derneğimizin tanıtımı açısından büyük öneme sahip tüm STK larından oluşan Bornova Sivil Toplum Platformuna katılım için onay istek dilekçemize (Bornova Şb) bırakın onayı cevap dahi vermemeniz ,
Mensuplarımıza daha kolay ulaşmak , her an birlikte olabilmek , daha fazla paylaşım ve dayanışmayı sağlamak üzere Ankara’da şube açılması tekliflerini ret etmeniz ,dilekçelere onay vermemeniz,
Valiliğe ve Büyükşehir Belediyesine yapılacak ziyaretlere daha etkili ve daha güçlü çıkmak üzere tüm İzmir Şubelerince oluşturulmak istenen “ İZMİR İl Kadın Kolları “ nı daha taslak aşamasında tüm şubelere savunma göndererek engellemeniz , bir Sivil Toplum Kuruluşunun Genel Başkanından beklenen teşvik ve takdir edici hareketlerden ziyade bu toplumun dayanışma ruhunu , birlik beraberliğini , kendisini kanıtlamasını bu sayede verilmeyen haklarını söke söke almasını engelleyici tutum ve davranışlarınızın açık göstergeleridir.
Derneğimizi ve camiamızı getirdiğiniz bu noktadan sonra almış olduğunuz “EYLEM “ kararını değerlendirecek olursak işimiz gerçekten çok zor .
Takdir edersiniz ki etkili , ses getirici ve sonuç alıcı eylemler için aylar hatta seneler öncesinin planlı ,programlı ve örgütlü bir ön hazırlığı gereklidir. Bir eylemin en azından ülke genelinde siyasal ve kamusal , dernek genelinde ise psikolojik ve ekonomik ön hazırlıkları olmalıdır.
Kapılarına siyah çelenk koymak dahil tüm köprüleri attığınız siyasilerden , kendinizi anlatamadığınız kamuoyundan , platformlarına dahi katılmamıza müsaade etmediğiniz Sivil Toplum Kuruluşlarından,
Dayanışmanın , kaynaşmanın , tek vücut olarak hep birlikte hareket etmenin bilinci , bu bilinçle meydana getireceğimiz, yaratacağımız eserlerin övüncü için çalışan üyeleri , yönetimleri çağ dışı savunmalar ve ihraçlarınızla saf dışı ederek , bu hevesi bu heyecanı yükseltmek yerine söndürüp körelterek oluşturduğunuz psikolojik çöküntüye uğrattığınız üyelerden ne ölçüde destek bulunabileceği şüphelidir.
Ve ekonomik boyutu ;
Bırakın tüzük emirlerinden olan Md.2 (e-f ) Tüketim Koop.larını (misal http://egitkoop.com/ ), iki emekli kişinin bile işletebildiği onlarca Öğrenci yurtlarını , birçok şubemiz mevcut lokallerini dahi dernek adına işletmeyip kolaycılığa kaçarak müstecir’e yani bir başkasına kiralamaktadır.
Düşünmek ,üretmek , çalışmak ,yapmak , yaratmak yok. Aidatlarla bir iki hasta ziyareti , ölüm taziyesi , tur operatörlüğü , gezi ,yemek işte size anladığınız , daha doğrusu yapmamızı istediğiniz DERNEKÇİLİK !
Aylık 12.000 TL. harcamalar sayesinde öğrendiğimize göre tamtakır olan Genel Merkez bütçeniz kimsenin masrafını karşılayacak durumda değildir. Şubelerin bir kaçı hariç götüreceği üyenin parasını karşılayabileceğini de düşünmüyorum .
Geçmişte iptal edilen yürüyüşe 400 kişi getiriyorum diye bol keseden atanların bu sayıyı 40’a , sonrasında 25’ e düşürdüğünü üzüntüyle okumuştuk.
İzmir’den bir kişinin gidiş geliş maliyeti sadece yol 100 TL x 50 (kişi ) = 5.000 TL .
Ayıracak şubeyi tebrik ederim .
Üyeler mi ? eminim çoğu açılacak okul masrafını ve yarınki pazar parasını düşünüyordur.
Geriye kalan tek alternatif , her şeye ve tüm olumsuzluklara rağmen yürüyüşe katılacak üye ve meslektaşlarımızın kendi harcamalarını üstlenmeleri . Buna da camia bilinci , mücadele azmi gerekli ki sağolun onu da Sn.Genel Başkan ve yönetimi olarak sizler öldürdünüz…
Umarım bu yürüyüşte ses getirebilecek sayıya ulaşabiliriz. Aksi takdirde korkarım her zamanki kaçınılmaz son olur…
Ben .1 (Bir)
Yalansız arkadaşlığı , riyasız dostluğu , çıkarsız mücadeleyi amaç edinen camia dostlarıma saygılarımla .
Şerafettin Turgay
erhan
28 Ağustos 2010 14:39 | antalya
30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.
Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizi sunarken, ulusumuza da Zafer Bayramı kutlu olsun
saygılarımla
erhan yakar
NEJAT TAŞKIN
SAYIN KOMUTANIMA GÜLE GÜLE DERKEN....
EVET;24 AY ÇOK ÇABUK GEÇTİ: VE SİZ ARTIK HUZUR İÇİNDE İSTANBUL FENERBAHÖE ORDU EVİNE GİDEÇEK VE SİVİL ELBİSELERİNİZ İÇİNDE BİR KOLTUKTA OTURARAK KENDİ KENDİNİZE 24 AYIN MUHASEBESİNİ YAPMAYA CALIŞAÇAKSINIZ.ÇOK HAREKETLİ GÜNLER İÇİNDE İLK GÖREVE GELDİĞİNİZ GÜN BALIKESİR ASTSUBAY OKULUNDA VERDSİĞİNİZ BÜYÜK ACILIM SÖZÜ HATIRINIZA GELEÇEK BİLMEM Kİ SİZ BİR DUYGU ANI YAşAYACAKMISINIZ?
VERİLEN SÖZLERİN HİÇ BİRİNİN YERİNE GETİRİLMEYİŞİ VE AsTSUBAY TOPLKUMUNUN MUVAZAFFAF VE EMEKLİ KESİMİNİN 30 YILDAN BERİ MAĞDUR EDİLDİĞİNİ BİLDİĞİNİZ HALDE BU 24 AY İÇİNDE BİR CÖZÜM BULAMAMANIN BİLMEM Kİ DUYGUSALLIĞINI YAŞAYACAK BİR TEK CÜMLE OLSUN BIRAKIP GİTTİĞİNİZ KOMUTANA İFADE EDEÇEKMİSİNİZ!
BEN ÇOK İSTEDİM AMA BU ZÜMRENİN İSTEDİĞİ VE HAKLI OLDUKLARI DAVALARI BİR TÜRLÜ GÜNDEME TAŞIMA FIRSATI BULAMADIM.
İŞTE SİZ KOMUTANIMIZI BU DÜŞÜNÇELER İÇİNDE UĞURLARKEN :BİZLERİN ANLAMADIĞI TEK NOKTA ŞUDUR:ACABA NEDENİ NE OLABİLİR Kİ;BİZİM TOPLUMUN HAK ETTİĞİ BU HAKLAR VERİLMEKTE TEREDDÜT EDİLİR.
SAYIN KOMUTANIM;YİNEDE GÜLE GÜLE VE SAĞLIKLA GİDİNİZ DERKEN GÖREVİ BIRAKTIĞINIZ KOMUTANIMIZA TEK CÜMLEYLE BİZİ İFADE EDERSENİZ MUTLU VE HEYECANLI OLARAK DUYGULU ANLAR YAŞARIZ.
" BEN ŞAHSEN BU ASTSUBAYLARIMA HAK ETTİĞİ HAKLARI VERMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIM AMMA İMKAN BULAMADIM.SİZ BUNLARA GEREKENİ YAPMAKTA TEREDDÜT ETMEYİNİZ!"
GÜLE GÜLE GÜLE SAYIN KOMURAN....
TİMSAH GÖZYAŞLARI...
Genlerimizde vardır kıskançızdır . Gözümüz kendimizden ziyade başkalarının üzerindedir.
Yediğinde, içtiğinde ,yazdığında ,çizdiğindedir hep. Takdir edilmelerini ,alkışlanmalarını hiç çekememişizdir nedense...
Keser gibiyizdir velhasıl hep kendimize yontarız. Başkasının hak ettiklerini görmeyen ,görmek istemeyen , hakkını teslim etmeyi düşünmeyen utanmazlarız.
Bir boşluğu doldurmak ve il’indeki ihtiyacı karşılamak üzere kurulduğuna ve bunu fazlasıyla yerine getirdiğine inandığım bu MÜTEVAZİ sitenin (www.antalyaeastsubaylar.org ) yayında bulunması ve her geçen gün daha da ziyaret edilir olması dahi bazılarının "BEN " lik duygularına ve "BENCİLLİKLERİNE" aykırı düşmüştür.
Sahibinin sitesinde link verilmesine kızılmış, bu siteye ne gerek olduğu sorulmuş , her zaman olduğu gibi yine “NET “ ve “ BİZ” sitelerine ve buralarda yazanlara saldırılmıştır. « sitemynet.com “dan gasp ettiklerini , ilk icraatları olarak “mynet .com” kurucusu arkadaşı siteden uzaklaştırdıklarını unutarak kendi sitelerinde sözde birlik çağrısı yapılmıştır.
Ankaralardan arayarak ziyaretinize gelmek istiyoruz diyenleri ret eden , İzmir’den yazarak çay içip tanışalım bakalım kimsin , necisin diyenleri kabul etmeyen sözde “birlikçileri, mücadelecileri “ artık çok iyi tanıyoruz.
Yazılarıyla mütemadiyen eleştirdikleri Genel Başkana davetli olmadığı toplantıya koşarak saygılarını sunanları , yüz yüze gelince iki çift söz edemeyenleri , toplantıdaki açıklamalarını oldukça samimi (!) bulanları , dahası genel seçimde oylarıyla tekrar yönetimde kalmalarını sağlayanları artık çok iyi biliyoruz…
Birilerinin emrindeki Genel Başkan Ankara’dan , bunlar ise taşradan …
Genel Başkan zaten bilinen muhalifleri ekarte ederek , bunlar ise bilinmeyenleri deşifre ederek…
Bölerek, birbirine düşürerek, usandırarak, mücadele azmini hevesini yok ederek….
Birer , birer söndürmek bu meşaleyi.
Hem göndermek , hem dur gitme diye timsah göz yaşları dökmek.
Artık şifreler çözülmüş, “benim misyonuma aklın ermez” diyenlerin gerçek yüzleri görülmüştür.
Bu teşhisler ışığında daha sağlam birlikteliklerin oluşturulması ve mücadelemizin başarıya kavuşturulması mutlaka sağlanacaktır.
Yalansız arkadaşlığı , riyasız dostluğu ,çıkarsız mücadeleyi şiar edinen camia dostlarıma saygılarımla.
Şerafettin Turgay
Bornova
AGUSTOS AYINDA DORT KISILIK AILENIN ACLIK SINIRI 816 LIRA, YOKSULLUK SINIRI 2.658 LIRA - TURK-IS
TURK-IS TARAFINDAN YIRMI UC YILDAN BU YANA ARALIKSIZ OLARAK HER AY HESAPLANAN
"ACLIK VE YOKSULLUK SINIRI" CALISMASININ AGUSTOS 2010 AYI SONUCUNA GORE; DORT
KISILIK BIR AILENIN SAGLIKLI, DENGELI VE YETERLI BESLENEBILMESI ICIN YAPILMASI
GEREKEN GIDA HARCAMASI TUTARI (ACLIK SINIRI) GECEN AYA GORE AZALARAK 815,99
LIRA OLARAK HESAPLANDI. GIDA HARCAMASI YANI SIRA GIYIM, KONUT (KIRA, ELEKTRIK,
SU, YAKIT), ULASIM, EGITIM, SAGLIK VE BENZERI IHTIYACLAR ICIN YAPILMASI ZORUNLU
DIGER HARCAMALARLA BIRLIKTE TOPLAM HARCAMA TUTARI (YOKSULLUK SINIRI) ISE
2.657,95 LIRA OLDU
-MATRIKS-
ahmet ÇAM
Arkadaşlarım.
DAHA NEYİ BEKLİYOR?
Sayın Genelkurmay Başkanı'nın sitemizde yayınlanan kalan gün sayısı BEŞ(5)tir.
Görev yaptığı süre içinde TSK'ya karşı PSİKOLOJİK bir harekat yapıldığını,bunun sürdürülmesi halinde bu KONULARDA ellerinde BİLGİ olduğunu ve GEREKİRSE bunları HALKLA paylaşacaklarını TV'de çok SERT biçimde açıklayan Genelkurmay Başkanı bu açıklamaları yapmak için birilerinden İŞARET Mİ, yoksa İZİN Mİ beklemektedir? Eğer elinde bu bilgiler var da AÇIKLAMAZSA,TSK'nın bu kadar yıpratılmasına GÖZ yummuş olmayacak mıdır? Yoksa SUSMASI karşılığında kendisine bir takım TEKLİFLER Mİ yapılmıştır? Açıklamaları için hala (5) günü var. Beklemekteyiz.
Hüseyin ÇETİN
Sayın Mustafa EROL size hiç güvenim kalmadı, siz sanki içimizden biri değilsiniz. Kulağınızı tıkadınız söylenenleri duymuyorsunuz, gözlerinizi kapadınız yazılanları okumuyorsunuz, 7 yıllık genel Başkanlığınız döneminde zümremiz için hangi iyileştirmeyi yaptınız? O koltukta oturmakla Genel Başkan olunmuyor, orada binlerce emekli assubayı temsil etmek üzere bulunuyorsunuz ancak hiçbir zaman bizleri temsil etmediniz. Birileriyle fotoğraf çektirmenizle bizlerin karnı doymuyor. Siz 2 nci dereceden maaş alan bir assubayın ayın sonunu nasıl getirdiğini biliyormusunuz, bilmezsiniz tabi sizin kalp gözünüz körleşmiş. Siz bu yolda mücadele eden bizlere önderlik eden meslektaşlarımızı üyelikten çıkarmaktan başka yaptınız, yapıyorsunuz? Siz başımızda olduğunuz müddetçe bir arpa boyu yol alamayacağız, ben şahsen size olan hakkımı HARAM ediyorum, İçimdeki onur mücadelesi olmasa TEMAD'a üye olmazdım, üye olduğuma sizden dolayı pişmanım.
Assubaylara pastadan pay vermeyen keser gibi hep bana diyen bütün yeni hakları sb.ve üstlere veren ve bu güne kadar bizleri oyalayan paşalarla resim çektirmeyi gezileri bıraksın.Artık resimlerle lafla gemi yürümüyor o yumruğu masaya indirecek yürekli temad yönetimi gerekli gününü gün eden icraat olmayan yönetim olmasın.sb.lara verilen makam tazminatı,görev tazminatı,temsil tazminatı ve kadrosuzlık tazminatı Assubaylara hiç verilmiyor.Bu nasıl iştir böyle haksızlık olmaz.Ayrıca bu tazminatlar emeklilikte ve dul ve yetimlerede devam ediyor.Avrupa birliği Türkiyeyi nasıl oyalıyorsa paşalar da bizleri oyalıyor.bunlara dur denmenin zamanı gelmedimi?Başbuğ paşa gazete ve basına Assubay devrimi diye sözler verdi ne oldu.herkes aklını başına alsın yeter bu Assubaylara yapılan adaletsizlik ve haksızlık resim çektirmekle bu işler olmaz ancak yapamazsan işi bilene ve yapana yumruğu masaya vuracak olana onurla bırakacaksın. Nasıl olacak dersen basını harekete geçir ve bu paşaların oyalamasını ve ekonomik ve diğer haksızlıkları basınla halka duyur....
Turan efil
1980.8
E.Mly.Kd.Bşçvş.
Bu güne kadar başarısız ve üyelerinin önerilerine ve tenkitlerine kulaklarını tıkayan TEMAD'ın başına Sayın Mustafa EROL gibisi gelmemiştir ve geleceğinide tahmin etmiyoruz.